Özel Hesap Döneminin Bordro Uygulamalarına Etkisi

Mehmet Uğur Yavuz
Sosyal Güvenlik Denetmeni

Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesi; defterlerin hesap dönemi itibariyle tutulacağını ve hesap döneminin takvim yılı olduğunu söyler. Buna göre rutin uygulamada 1 Ocak – 31 Aralık arasını kapsayan bir takvim yılına ait kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır. Fakat faaliyet ve muamelelerine göre takvim yılının dönem olarak belirlenmesi kimi mükellefler için uygun olmaz. Bu mükellefler müracaat ederek kendi faaliyetlerine uygun olarak 12 şer aylık özel hesap dönemleri uygulanmasını Bakanlık’tan talep edebilirler. Müracaatları uygun görülerek kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı sayılır. Özel hesap dönemine geçen mükelleflerin gelirleri ve giderleri takvim yılını değil kendi belirledikleri hesap dönemini, geçici vergi beyannamesi ve diğer yükümlülükleri de yine özel hesap dönemine göre verilir.

Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. İşverenler ise hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir. Kanunen işverenler çalıştırdıkları hizmet erbabına ödedikleri ücretlerden vergi tevkifatı yapmak zorundadırlar. Tevkifata konu vergi, ücretin ödeme dönemine göre, yıllık, aylık ve günlük ücret matrahından, bu dönemler için öngörülen genel, özel ve varsa sakatlık indirimleri tutarı düşüldükten sonra, Kanunda yer alan vergi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanır. Gelir Vergisi Kanununun 104 üncü maddesine göre, ücretlerin vergilendirilmesinde esas prensip, ücretin yıllık tutarının vergisinin hesaplanması ve ödeme dönemlerine göre, aylık ödemelerde bu vergi 12’ye bölünerek, günlük ödemelerde ise aylık vergi 30’a bölünerek tevkif edilecek verginin tespitidir.

Ülkemizde ücretlerin vergilendirilmesinde dilim usulü ve artan oranlı tarife uygulanmaktadır. Aynı işveren tarafından aynı vergilendirme dönemi içinde yapılan ücret ödemelerinin toplamı, yürürlükte olan gelir vergisi tarifesinin aynı gelir dilimi içinde kaldığı sürece, bu dilime ait vergi nispeti bu gelir dilimini aşması halinde ise aşan kısmın vergisi bir üst dilime ait vergi nispeti esas alınarak hesaplanır. Bu noktada vergi diliminin belirlenmesinde vergileme döneminin tespiti önemlidir. Zira yukarıda belirtildiği üzere özel hesap dönemine tabi işverenin yanında çalışan ücretlinin kümülatif vergi matrahının hangi dönem için birikim yapacağı net ücretin belirlenmesi ve bordronun doğruluğu için zaruridir. Öyleyse özel hesap dönemi uygulanan bir işletmede çalışan işçinin vergi matrahı nasıl belirlenecektir?

Konuya ilişkin Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen 11.08.2020 tarihli özelgenin sorumuza cevap niteliğinde olduğunu değerlendiriyorum. Başkanlıkça savunulan görüşe göre ücret gelirleri vergilendirme dönemi olarak takvim yılının esas alınması suretiyle vergilendirilir. Dolayısıyla tevkif suretiyle vergilendirmede, takvim yılının Ocak ayından başlanılarak yıl sonuna kadar yapılan ücret ödemeleri kümülatif matrah üzerinden vergi tarifesi uygulanmak suretiyle vergilendirilmelidir. İşverenin özel hesap dönemine tabi olması çalışanlara ödenen ücretlerde yapılacak kesintilerin yıllık olma ilkesini değiştirmeyecektir.

Şahsi kanaatimde bu doğrultudadır. Özel hesap dönemi uygulanan işyerinde çalışan personele yapılan ücret ödemelerinin vergilendirilmesinde takvim yılının esas alınmalı ve ücret ödemeleri takvim yılı esaslı vergilendirilmelidir. Buna mugayir şekilde yapılan bordro uygulamaları vergi kesintisinde hataya yol açmanın yanı sıra hem İş Kanunu hem de Sosyal Güvenlik Mevzuatı bakımından cezalandırıcı işlemlerin kapısını açacaktır.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com