Zamanaşımına Giren Prim Borçları Nedeniyle Gönderilen Ödeme Emrine Ve Yapılan Haciz İşlemine Karşı İtiraz

Esma GÜLBENK – Avukat                 

Eyüp Sabri DEMİRCİ – Sosyal Güvenlik Danışmanı   

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesine göre, SGK’ya olan borçları nedeniyle kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcunun olmadığı veya kısmen ödendiği ya da borcun zamanaşımına uğradığı hususundaki itirazını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde alacaklı birimin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapması gerekiyor.

Kanun’da ödeme emrine konu olan ve zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle yapılacak itirazların iş mahkemesine yapılacağı öngörülse de Sosyal Güvenlik Kurumu 2018/32 sayılı Genelgesinde zamanaşımına uğramış borçlarla ilgili itirazların mahkemelerin iş yükünü artırdığı gerekçesiyle, bu yöndeki itirazların sosyal güvenlik merkezlerine de yapılabileceğini açıklamıştır.

Anılan Genelge’de özetle zamanaşımına uğramış olmakla birlikte;

 İcraya verilmemiş borçlarla ilgili olarak; sosyal güvenlik merkezlerince borçlulara “Borç Bilgilendirme Formu” gönderilerek 15 gün içinde ödeme yapılmasının istenileceği, söz konusu alacak için rızaen yapılacak ödemelerin kabul edileceği ve borçlular tarafından ödeme yapılmaması halinde herhangi bir mahkeme ilamı aranmaksızın zamanaşımına girmiş borcun 6183 sayılı Kanun kapsamında takibi mümkün olmadığından, bu borçların icra servisine gönderilmeyeceği,

 İcraya verilmiş borçlarla ilgili olarak; kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun, borcun zamanaşımına girdiği yönünde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde ilgili sosyal güvenlik merkezine itiraz etmesi halinde; borçlunun yargıya gitmesine gerek duyulmaksızın, borcun zamanaşımına girdiğinin Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu tarafından tespiti halinde icra takip dosyasının ilgili servise iade edileceği, ancak Kuruma zamanaşımı defi iddiası ile itiraz edilmesinin mahkemeye dava açma süresini durduran veya kesen bir işlem olarak kabul edilmeyeceği,

Açıklanmıştır.

Haliyle uygulamada, “Borç Bilgilendirme Formu” veya “Ödeme Emri” ile tebliğ edilen borçların zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle yapılacak itirazın, genelgeye göre ilgili sosyal güvenlik merkezine mi, yoksa Kanun’a göre iş mahkemesine mi yapılması gerektiği yönünde tereddütler yaşanabilmektedir.

“Borç Bilgilendirme Formu” ile bildirilen borçların zaman aşımına girmiş olması halinde ne yapmalı?

Borcun ödeme emri ile tebliğinden ziyade, bilgilendirme maksatlı bir yazı ile borçluya bildirilmesi halinde, bu yazı 6183 sayılı Kanuna göre zaman aşımını kesen veya durduran bir neden olarak görülmemektedir.

Genelge’de de “Borç Bilgilendirme Formu” ile ilgili gönderilen yazı üzerine zamanaşımına girmiş borcun 15 gün içinde ödenmemesi halinde, herhangi bir itirazda bulunulmasına veya borcun zamanaşımına girmiş olduğuna yönelik mahkeme ilamına gerek olmaksızın, icra takip işlemlerine geçilmesinin mümkün olamayacağı açıklanmıştır.

Dolayısıyla Borç Bilgilendirme Formlarında yer alan borçların zaman aşımına girmiş olması halinde, bu yazı üzerine borçlularca SGK’ya veya mahkemeye herhangi bir itirazda bulunulmasına gerek bulunmamaktadır.

“Ödeme emri” ile tebliğ edilen borçların zamanaşımına girmiş olması halinde ne yapmalı?

5510 sayılı Kanunun 88/19. fıkrasında, Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yerdeki iş mahkemesi yetkili kılınmıştır.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4. maddesinde ise 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.

Ancak ödeme emrinin iptalinin düzenlendiği 6183/58. maddede, ödeme emrinin iptali isteminde dava açma prosedürü olarak, 15 günlük süre hak düşürücü süre olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.1.2018 tarihli E. 2015/23528 – K. 2018/225 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, Kurumca salınan ödeme emrine karşı, 7036 sayılı Kanunun 4/1 maddesinde yer alan düzenlemedeki dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartının uygulama yeri bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, zamanaşımına giren borçlar nedeniyle işverenlerce yapılacak itiraza ilişkin dilekçenin hazırlanması, ilgili SGM’ye gönderilmesi veya elden verilmesi, bu itirazın değerlendirilerek Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonunca zamanaşımına girip girmediğinin tespit edilmesi ve sonucunun borçluya tebliğ edilmesi sürecinin 15 günlük süre içinde tamamlanmasının pek de mümkün olamayacağı da dikkate alındığında, ödeme emrine konu borcun zamanaşımına uğramış olması nedeniyle yapılacak olan itirazın, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde doğrudan yetkili iş mahkemesi yapılmasının çok daha isabetli olacağı düşünülmektedir.

Diğer taraftan yine aynı Yargıtay kararında, Kurum borçlusunun süresi içinde ödeme emrinin iptali için dava açmayıp, dava açma süresinde Kuruma itiraz etmesi halinde, bu talebi hatalı merciiye yapılan başvuru olarak kabul edilmiş; Kurumun ret kararı ya da 60 gün içinde cevap vermeyerek zımni ret halinde yine dava açma süresinde yetkili iş mahkemesine dava açması halinde, davanın süresinde açılmış sayılacağına karar vermiştir.

Bu bağlamda, ödeme emrine konu olan ve zamanaşımına girmiş borçları nedeniyle…

Kaynak ve makalenin devamı ► Gülbenk Müşavirlik